Şizofreni Tanı ve Tetkikleri Nasıl Konulur?



Şizofreni, bugün tüm dünya ülkelerinde (gelişmiş ya da gelişmemiş fark etmemekle beraber) görülen, önemli hastalıklar arasında yer almaktadır. Hastanın beyin faaliyetlerini tamamı ile etkileyen, sağlıklı düşünmesine engel olan ve nadir de olsa hastayı kendisine zarar verebilecek bir duruma getirecek olan bu hastalık, uzmanlar tarafından incelenmekte ve özelikle son birkaç yılda hastalık ile ilgili birçok bilgi elde edilmiş bir durumda olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalık genel olarak incelendiğinde, artık sağlıklı olarak düşünemeyen bir bireyin varlığından söz etmek mümkündür. Böyle bir sorun ile karşı karşıya kaldıysanız, yakınlarınızda şizofreni ile mücadele eden birisi olduğunu düşünüyorsanız, bir an önce tedavi konusunda kendisine destek olmanız gerekmektedir.

Şizofrende Ön Tanı Nasıl Konulur?
Şizofreni
, aslında diğer birçok psikolojik rahatsızlıkla benzer özellikler gösteriyor olsa da aslında çok daha ciddi, mutlaka uzman biri tarafından ele alınması gereken bir sorundur. 13 ila 35 yaş arası kişilerde görülen, birçok neden bağlı olarak ortaya çıkan ve henüz sorunun kaynağının tespit edilemediği bir hastalık olan şizofreni, sizi birçok açıdan zor durumda bırakabilir ve ne yapacağınızı bilemez bir duruma getirebilir. Şizofreni hastası yakınlarınızı uzman bir doktora getirdiğinizde, kendisi ile ilgili sorunu tespit edebilecek yetkili kişi de uzmandır. Bu noktada uzmanı doğru bilgilendirmek ve hasta ile ilgili görüş ve gözlemlerinizi objektif bir biçimde ele alarak uzmanı bilgilendirmek gerekmektedir.
Ön tanı, aslında birçok kişinin bildiğinin aksine, zor değil, oldukça kolay bir şekilde konulabilmektedir. Bunun en büyük sebebi, şizofreninin gerçekten zor ve diğer bütün psikolojik hastalıklardan bağımsız özellikler gösteriyor olmasıdır. Kendi kendine görülen halüsinasyonlar ve duyulan hezeyanlar bu hastalığın olmazsa olmazları arasında yer almaktadır. Diğer birçok hastalıkta, çeşitli hezeyanların görüldüğünü söyleyebilsek de şizofreni, çok bağımsız bir şekilde ele alınan hastalıklar arasında yer almaktadır.

Şizofrene Ne Sebep Olur?
Şizofrene neyin sebep olacağı, aslında uzun yıllardır araştırılmaktadır. 17. Ve 18. Yüzyıllar, artık şizofreninin tam anlamı ile bir hastalık olarak bilincine varıldığı, pek çok şifacı ve tıpçının da üzerinde çalıştığı yıllar olarak karşımıza çıkmaktadır. Şizofreni, oldukça önemli hastalıklar arasında yer almakla beraber, bu hastalığa neyin sebep olduğu ile alakalı henüz kesin ve bilimsel bir bilgi tıp literatüründe yer almamaktadır. Ancak yapılan araştırmalar ile belirli detay ve özelliklerin şizofren olma ihtimalini ciddi şekilde artırdığını da söylemek mümkün olacaktır.
Yapılan araştırmalar şizofreniye sebep olan ilk etkenin genetik faktörler olduğunu gözler önüne sermektedir. Şizofren hastalarının aileleri incelendiğinde, 10 hastadan 9’unun aile geçmişinde önemli bir psikolojik sorun ile karşılaştığı görülmektedir. Bunun dışında hastalık nedeni bağlı olmayan mutasyonlardan kaynaklanabileceği gibi, yanlış ilaç kullanımı ve strese bağlı olarak da gerçekleşebilir. Yani halk arasında kullanılan bir ifade ile ‘kendini kendini delirtmek’ şizofren hastalığı için geçerli olabilmektedir. Son yıllarda stresin artması ile beraber, bu hastalığın teşhis ve tespitinin artması gözlerden kaçmamaktadır. Uzmanlar, stresin de şizofreniye yol açabileceği görüşünü savunmaktadır.

Şizofren Bireye Nasıl Davranılmalı?
Şizofreni
, aslında korkutucu bir hastalık olsa da şizofren hastalarını toplumdan dışlamak, kesinlikle tercih edilmemesi gereken bir durumdur. Zira psikolojik açıdan incelenecek olursa, bu hastalığın temelinde, hastanın kendi kendisini soyutlamasının yer aldığını görebilirsiniz. Bu çok ciddi bir sorundur. Kişiyi sosyal faaliyetler ile rahatlatmak, alevlenme dönemlerinde yanında olmak, yapılması gereken eylemler arasında yer almaktadır. Şizofreni ilaç tedavisi ve hatta çoğu zaman yatarak tedavi gerektiren hastalıklar arasında yer alıyor olsa da, hastayı dışlamamak bu süreçte oldukça önemli olacaktır.
Şizofren bireyin kendini rahat hissetmesi sağlanmalı, onu belirli aktivitelere yönlendirerek rahatlaması sağlanmalıdır. Bu süreçte, hastanın yakınında olan, özellikle birinci dereceden tanıdıklarının da oldukça zorlanacağını açık bir şekilde ifade edebiliriz. Ani ataklar geçirilebilir, hasta kendisini tanıyamaz bir duruma gelebilir. Böyle bir durumda hastanın kendisine ve başkasına zarar vermesini engelleyecek durumların önü kapatılmalı, müzik ya da çeşitli aktiviteler ile atakların bir an önce giderilmesi sağlanmalıdır. Şizofreni, özellikle son yıllarda toplumda çok ciddi yer etmiş problemler arasında yer almaktadır. Sorunun çözümü için bir uzman yardımı alınması ise sizin için esas olacaktır.

yazı sonuna geliyor

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*